Tarihin, doğanın ve eğlencenin iç içe geçtiği Yavru Vatan Kıbrıs, masmavi denizi, altın rengi kumsalları ve sıcakkanlı insanlarıyla sizi büyüleyecek.
Hem kültürel keşiflerle dolu bir yolculuğa çıkacak hem de Akdeniz’in benzersiz atmosferinde dinlenmenin keyfini süreceksiniz.
Önemli Not: KKTC’ye seyahat edecek TC Vatandaşlarının; bebek ve çocuk yolcular dâhil olmak üzere fotoğraflı, yeni çipli kimlik kartına sahip olmaları zorunludur. Resmî makamların kararı doğrultusunda fotoğrafsız kimlik kartı bulunan misafirlerimiz uçuşa kabul edilmemektedir.
18 yaşından küçük misafirlerimizin, her iki yasal vasisinin yanında olmaması durumunda, seyahate katılmayan veliye ait noter onaylı muvafakatname bulundurması gerekmektedir.
Siz değerli misafirlerimizle Antalya Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde sabahın ilk ışıklarıyla buluşuyor, Pegasus Hava Yolları’nın 08:05 tarifeli uçuşu ile Akdeniz’in kalbinde yer alan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne doğru unutulmaz yolculuğumuza başlıyoruz. Ercan Havalimanı’na varışımızın ardından, Kıbrıs’a özgü yöresel lezzetlerle zenginleşen keyifli bir kahvaltı molası vererek güne enerjik bir başlangıç yapıyoruz.
Kahvaltı sonrası rotamızı, tarih ve kültürle yoğrulmuş Gazimağusa’ya çeviriyoruz. Antik çağların görkemli izlerini taşıyan Salamis Antik Kenti’ni gezerken geçmişin ihtişamına tanıklık ediyoruz. Gotik mimarinin Doğu Akdeniz’deki en önemli örneklerinden biri olan, Osmanlı döneminde camiye dönüştürülen Lala Mustafa Paşa Camii (St. Nicolas Katedrali) bizleri adeta zamanda bir yolculuğa çıkarıyor. Ardından, vatan şairi Namık Kemal’in sürgün yıllarını geçirdiği ve ölümsüz eseri “Vatan Yahut Silistre”yi kaleme aldığı Namık Kemal Zindanını ziyaret ediyoruz. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası sessizliğe bürünen Kapalı Maraş’ta ise tarihin hüzünlü ve çarpıcı izlerini yakından hissediyoruz.
Gazimağusa gezimizin ardından, Akdeniz’in incisi Girne’ye doğru hareket ediyoruz. Otelimize yerleşip kısa bir dinlenme molası aldıktan sonra, akşam saatlerinde Girne Kordon Boyu’nda yapacağımız keyifli yürüyüşle günümüzü taçlandırıyoruz. Denizle iç içe bu eşsiz atmosferde, Akdeniz manzarası eşliğinde günün yorgunluğunu geride bırakıyoruz.
Günün sonunda, güzel anılarla dolu ilk günümüzü tamamlayarak otelimize dönüyor ve dinlenmeye çekiliyoruz.
Otelimizde alacağımız zengin sabah kahvaltısının ardından, Kıbrıs’ın tarihine, mimarisine ve doğal güzelliklerine tanıklık edeceğimiz dolu dolu bir güne başlıyoruz.
Günün ilk durağı, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın izlerini taşıyan Çıkartma Anıtı ve Açık Hava Araç Müzesi oluyor. Döneme ait askeri araçlar, fotoğraflar ve belgeler eşliğinde yakın tarihe kısa ama anlamlı bir yolculuk yapıyoruz.
Ardından, adanın en gizemli yapılarından biri olan Mavi Köşk’e geçiyoruz. İtalyan asıllı Rum avukat ve silah kaçakçısı Paulo Paolides’in sıra dışı yaşamına ev sahipliği yapan bu etkileyici köşkte, rehberimizin anlatımlarıyla tarihin perde arkasına tanıklık ediyoruz. Ziyaretimizin ardından, manzara eşliğinde vereceğimiz keyifli kahve molasıyla kısa bir soluk alıyoruz.
Mavi Köşk gezisinin ardından rotamızı Girne’ye çeviriyoruz. Şehrin simgesi hâline gelmiş, limana hâkim konumuyla günümüze kadar ayakta kalmayı başarmış en sağlam Orta Çağ yapılarından biri olan Girne Kalesi’ni ziyaret ediyoruz. Kale içerisinde yer alan Batık Gemi Müzesi ve tarihî bölümleri gezerek zengin bir kültürel deneyim yaşıyoruz.
Girne turumuzun devamında, Beşparmak Dağları’nın eteklerinde yer alan ve eşsiz manzarasıyla büyüleyen Bellapais Manastırı’na hareket ediyoruz. Gotik mimarinin en zarif örneklerinden biri olan bu manastırda, hem tarihî atmosferi hissediyor hem de adanın en etkileyici panoramik manzaralarını fotoğraflama fırsatı buluyoruz.
Günün sonunda yeniden Girne merkeze dönüyor, dileyen misafirlerimize çarşıda alışveriş yapabilecekleri, liman çevresinde keyifli yürüyüşler gerçekleştirebilecekleri veya yöresel lezzetlerin tadına bakabilecekleri serbest zaman sunuyoruz. Serbest zamanın ardından otele dönüşümüzü gerçekleştiriyoruz.
Otelimizde alacağımız keyifli sabah kahvaltısının ardından, Kıbrıs’ın binlerce yıllık tarihine tanıklık eden bu eşsiz topraklara veda etmeye hazırlanıyoruz. Kahvaltı sonrasında rotamızı, adanın kalbi ve başkenti Lefkoşa’ya çeviriyoruz.
Gezimize, Kıbrıs Türk halkının yakın tarihinde yaşanan acıların sessiz tanığı olan Barbarlık Müzesi ile başlıyoruz. Dr. Nihat İlhan’ın ailesinin yaşamını yitirdiği evde kurulan bu anlamlı müze, ziyaretçilerine Kıbrıs tarihinin en çarpıcı ve hüzünlü sayfalarını derin bir duygu eşliğinde aktarıyor.
Ardından Lefkoşa Surlariçi’nin büyüleyici atmosferinde keyifli bir keşfe çıkıyoruz. Osmanlı döneminden günümüze ulaşan mimarisiyle göz dolduran Büyük Han’ı ziyaret ediyor, restore edilerek kültürel bir cazibe merkezine dönüşen Kumarcılar Hanı’nda tarihin izlerini sürüyoruz. Lefkoşa’nın en eski ticaret merkezlerinden biri olan Bandabuliya’da, yerel ürünler ve geleneksel çarşı kültürüyle tanışıyor; Arasta Çarşısı’nda yapacağımız kısa yürüyüşle şehrin canlı dokusunu yakından hissediyoruz.
Lefkoşa gezimizin ardından, Kıbrıs mutfağının özgün ve lezzetli tatlarını deneyimleyebileceğimiz yöresel öğle yemeği molamızı veriyoruz. Bu keyifli molanın ardından Antalya’ya dönüş yolculuğumuz için Ercan Havalimanı’na transferimizi gerçekleştiriyoruz. Antalya Havalimanı’na varışımızla birlikte siz değerli misafirlerimizle vedalaşıyor, bir başka Kumselitur organizasyonunda yeniden buluşmayı temenni ediyoruz.